Foça

Adını  kenti çevreleyen adalarında  yaşayan foklardan alan Foça(Phokaia),  Eski Foça ve Yeni Foça olmak üzere ikiye ayrılıyor. Yeni Foça, isminin aksine 5000 yıllık bir geçmişe sahip. Eski Foça’dan Yeni Foça yönüne doğru giderken İki Foça arasında, denize dimdik inen kayalıkların bitiminde, şirin otellerin, çadır ve kamping alanlarının, küçük ve sevimli pansiyonların, balıkçı lokantalarının bulunduğu Mersinaki koylarında harika plajlar bulunmakta. Eski Foça pek çok yerli ziyaretçinin haftasonu kaçış yeri olduğu kadar, tarihi zenginlikleri ve doğal güzelliği ile de pek çok yabancı turistin ilgi odağı. Fok balıklarını andıran adacıklardan oluşan Siren Kayalıkları, Foça'nın önlerinde yer alan, Türkiye'deki son Akdeniz  foku kolonilerinden birini barındıran altı ıssız adadan oluşan,fok balıklarının görünümünü andıran  ada grubu olan Orak Adası, turistler ve bölge halkı tarafından piknik alanı ve plaj olarak kullanılan İncir Adası,  Kartdere Adası, Fener Adası, Hayırsız Ada ve Metalik Adalardan oluşan Foça Adaları, Athena Tapınağı ,Kybele Açıkhava Tapınağı, Anadolu’nun en eski tiyatrosu olan M.Ö 340-330 yıllarına ait Tiyatro, Arkaik Duvar & Heredot Duvarı, Dış Kale, M.Ö.4. yüzyıla ait kaya mezar anıtı Taş Ev, Antik Çağ'da kayalar oyularak yapılmış bir aile kaya mezarı olan Şeytan Hamamı, bugün Açıkhava Tiyatrosu olarak kullanılan,Osmanlı dönemine ait kayıkhane olan Beşkapılar ve Sur, Kayalar Camii,  Hafız Süleyman Mescidi,  Osmanlı Mezarlığı, Foça'nın Türk dönemine ait en önemli yapısı Fatih Camii, Kayalar Camii,  Hafız Süleyman Ağa Mescidi , Hamamlar, Foça'yı ayrıcalıklı yapan,  tarihi taş evleri ,  limanda inci dizisi gibi sıralanmış balıkçı tekneleri, şirin cafe ve balık restoranlarıyla hem muhteşem bir doğa şaheseri  hem  de tarihi zenginliği ile mükemmel bir kaçış noktası.